Analiz

Hıçkırık (Hichki): Film Analizi

Tourette sendromu nedir? Tedavisi nasıl planlanır? Hıçkırık filmi hakkında bilgi ve karakterlerle ilgili analizler içermektedir.

Hıçkırık, Hint sinemasına ait, dram/komedi türünde bir filmdir. Yönetmenliğini Siddharth Malhotra’nın yaptığı filmin başrol oyuncusu Rani Mukherjee’dir. Filmde tuorette sendromu olan Naina Mathur karakterinin çevresindeki insanların yaptığı ayrımcılığa ve kötü muamelelere rağmen hayattaki var olma mücadelesi anlatılmaktadır. Film birçok alanda ödüle layık görülmüştür.

Film Hakkında

Niana Mathur, doğuştan tourette sendromu olan bir öğretmendir. Bu rahatsızlığı yüzünden iş bulamamaktadır. Nereye gitse, hangi okula başvursa kabul edilmemektedir. Bir gün iş başvurusu yaptığı bir okul tarafından iş görüşmesine çağrılır. Bu okul kendisinin de hayatını değiştiren San Nothcker Okuludur. Ancak bu okuldaki mücadelesi Naina’nın beklediği gibi kolay olmaz. Öğretmenliğini yapacağı 9/F sınıfı yaramaz ve sözden anlamayan öğrencilerle doludur. Başta öğrenciler Naina’yı kaçırmaya niyetlidirler. Çünkü onlar için gelen birçok öğretmeni eziyet ederek kaçırdıkları için Naina’ya da eziyet ederlerse kaçar diye düşünmektedirler. Naina onlara, öğretmenlik yapmaktan vazgeçsin diye türlü planlar yapıp olay çıkartırlar. Bu olaylar sebebiyle Naina, defalarca müdürle karşı karşıya gelir ama yine de öğrencilerini savunur. Biraz zaman geçtikten sonra öğrenciler Niana’nın okuldaki diğer öğretmenler gibi olmayıp öğrencilerine gerçekten değer verdiğini anlarlar.

Naina’nın çabaları sonunda işe yaramaya başlar. Öğrenciler, Naina ile birlikte hareket edip tıpkı diğer sınıflardaki öğrenciler gibi başarılı olurlar. Filmde insanlara yapılan ayrımcılığın onların hayatına nasıl etki ettiği açık bir şekilde gözler önüne serilmektedir.

Tourette Sendromu

Filmin analizine başlamadan önce, başrol karakterimizin rahatsızlığı olan tourette sendromunun ne olduğunu açıklayayım. Tourette sendromu, çoklu tikler ile kendini gösteren nöro-gelişimsel bir rahatsızlıktır. Bireyler, çocuklukta başlayıp uzun süre devam eden tiklere sahiptir. Bu tiklerin yeri, sıklığı, nerede olduğu ve ciddiyeti kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Tikler bireylerin hayatını çoğu zaman olumsuz anlamda etkilemektedir. Bu tikler genelde motor ve vokal olarak sınıflandırılır. Motor tikler ise kendi içinde basit ve karışık tikler olmak üzere ikiye ayrılır. Tourette sendromu ile depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve obsesif kompülsif bozukluklar beraber görülebilir. Tedavi genelde bireye özgü olarak planlanır. Ancak davranışçı terapi ile bilişsel davranışçı terapi (BDT) semptomların azaltılmasında etkilidir(1).

Naina Mathur: Karakter Analizi

Naina Mathur, kararlı, sözlerine sadık, inatçı, güler yüzlü, yaratıcılığı yüksek, insanlarla kolay iletişim kurabilen tourette sendromu olan bir öğretmen. Küçükken tiki tuttuğunda insanlar onunla dalga geçmektedir, bu nedenle üzüntülü ve gergin olduğu dönemlerde daha çok atak geçiriyor ve tikinin tuttuğunu görüyoruz. Babası dışındaki aile üyeleri ile iletişimi iyi ancak babasıyla olan iletişimi için bunları söylemek zor. Babası onu her zaman bir utanç kaynağı olarak görmüş. Naina, büyüyüp öğretmen olmuş. Her şeyden önce çevresindeki problemlere duyarlı bir insandır. Fakat babası bunları görmek yerine, her zaman onu tourette sendromuna sahip olan yetersiz bir birey olarak görmekte. Babasının bu bakış açısı yüzünden ebeveynleri arasında anlaşmazlıklar hakim ve bu nedenle ayrıldıklarını görüyoruz. Annesi Naina’ya olan inancını hiç kaybetmeyip kızını desteklemiş biri. İnsanların onunla alay etmesini zamanla görmezden gelmeye başlamış. Göreve başladığı okulda öğrenciyken bir öğretmeni sayesinde bir nebze de olsa hayatının düzeldiğinin görüyoruz.

Aslında kendisinin anlattığına göre öğretmen olmaya bu öğretmeni sayesinde karar vermiş. Naina, iş görüşmesine gittiği okullarda rahatsızlığıyla ilgili sorulara açık sözlülükle ve zekice cevap veriyor. Burada verilen mesajlar çok güzel; engeller bazı insanların vücudunda, bazılarının ise düşüncelerindedir. Bedende olan engel bir şekilde aşılsa bile düşünce yapısındaki engelleri aşmak çok zor olabiliyor. Hatta bu zihniyetteki engeller insanları cahil durumuna düşürüyor. Naina’ya ve 9/F şubesindeki öğrencilere yapılan bu ayrımcılığın ve kötü muamelelerin de asıl sebebi insanların farklılıklardan rahatsız olması . Dünya da bizden farklı insanlar olmayınca herkes sıradanlaşır. Farklılık ise sıradanlığı ortadan kaldırır ve herkesin kendine has bireyler olmasını sağlar. Naina, zorluklarla yıldırılabilen bir karakter değil. Öğrencilerin yanlış düşüncelerinin de bu özelliği ile düzelmesini sağlıyor.

İnsanlar olarak birbirimizin desteğine ihtiyaç duyarız. İhtiyaç duyduğumuz destek gelince gerçek potansiyelimiz ortaya çıkar.

Sıradan bir öğretmen sadece öğretir, iyi bir öğretmen anlattığı şeyleri anlamanızı sağlar, çok iyi bir öğretmen ise öğrendiklerinizi hayata nasıl uygulayacağınızı gösterir, bazı öğretmenler ise bize ilham verir.

Öğrenciler ve Hayat Hikayeleri

9/F şubesinde okuyan on dört öğrenci. Hayatlarının ortak yönü olsa bile hepsi birbirinden farklı on dört hikaye. Öğrencilerin yaşadığı sokak, gecekondu evlerin olduğu geçim sıkıntısı yaşayan insanlarla dolu. Haliyle bu öğrencilerin ailelerinin hayat şartları da bu şekilde. Çoğu için çocukluklarını yaşamaları kısıtlanmakta diyebiliriz. Bu yaşadıkları hayat onlara hayal kurmayı bile kısıtlamakta. Şartların götürüsü olarak da diğer çocuklar kadar ders çalışacak vakitleri bile yok. Çocuklar eğitim temel hak gerekçesiyle yeni okullarına yönlendirildiğini Ancak bu okulda tüm çabalarına rağmen asla kabul görmüyorlar ve hep dışlanıyorlar. Öğretmenler bu öğrencileri hep görmezden geliyor. Tabii ki bu yapılan kötü davranışlar sonucunda başta çabalayan çocuklar, artık laftan anlamaz, işe yaramaz ve asla başarılı olamayacağı düşünülen on dört öğrenciye dönüştüğünü görüyoruz. Ancak bu öğrencilerin neden bu hale geldiği noktası çok önemli. Bu durumun sebebi yeni geldikleri okulun öğretmenleri ve öğrencileri. Yani bu on dört öğrencinin başarılı insanlar olacaklarına dair inançlarını kırıyorlar.

Çocuklara verilen mesaj, zaten fakir bir mahallede yaşıyorsunuz sizin okulda başarılı olmanız çok zor. Bunun için yeterli bireyler değilsiniz. Her zaman şu an yaşadığınız hayatı yaşamaya her zaman yaşamaya mahkumsunuz. Tabii ki bu durumun Naina okulda göreve başladıktan sonra değiştiğini görüyoruz. İnsanlara güvendiğimizi ve onları desteklediğimizi gösterince gerçek potansiyellerini o zaman görürüz. Ancak bu her yaptığını desteklemek değil de gerçekçi bir şekilde güvendiğini belli ederek, onun doğru yolu bulmasını sağlamak şeklinde yapılmalıdır.

Korkularınızı Kağıttan Bir Uçakla Uzaklaştırın!

Filmin bir sahnesinde Naina öğrencilere korkularını, adım atmalarını engelleyen ve onları geriye çeken her şeyi bir kağıda yazmalarını istiyor. Çocuklar ilk başta cesaret edemese de daha sonra kağıtlara, Naina’nın dediği gibi korkularını ve onlara ayak bağı olan duygularını kağıda yazıyorlar. Daha sonra bu kağıdı uçak yapıp uçuruyorlar. Öğrenciler o kağıdı uçak yapıp uçurunca kağıtla birlikte hayata olan öfkeleri ve hayattaki korkuları kağıtla birlikte onları bırakıp gittiğini görmekteyiz. Öğrenciler bu durumu böyle ifade ediyor. Okuyunca öylesine bir eylem gibi gelebilir. Ancak bu yazıyı okuyanlar bunu lütfen bir kere denesin. Deneyimlediğinizde anlayacaksınız bunu yapmanın insanı ne kadar rahatlattığını.

Bazen düşünüyorum tourette sendromu ne diye? Sadece bazı tikler mi? Yoksa hayat hakkındaki düşüncelerimizle ilgili bir şey mi? Tabii ki nasıl düşündüğümüzle ilgili. Çünkü neden ve neden olmasın arasındaki fark sadece bu kadar, bir hıçkırık kadar.


Kaynakça

  1. Barak, A., Hocaoglu, C. (2019). Erişkinde ‘Tourette Bozukluğu’: Bir Olgu Sunumu. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 16 (3), 573-576.

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

Başa dön tuşu